Logo

Sorularınızı, görüşlerinizi ya da iş birlikleriyle ilgili taleplerinizi bizimle paylaşmaktan çekinmeyin.

İletişim

Takip Edin

T-ETS: Umut Veren İlk Adım ve İklim Değişikliği Karşısında Göz Bağcılığı

T-ETS: Umut Veren İlk Adım ve İklim Değişikliği Karşısında Göz Bağcılığı

İklim krizi, artık "gelecek yüzyılın sorunu" olmaktan çıktı; her gün kapımızı çalan, soframızı vuran, şehrimizi susuz bırakan acı bir gerçekliktir. Bu acı gerçeklik karşısında, 2 Temmuz 2025 tarihli ve 7552 sayılı İklim Kanunu'na dayanılarak hazırlanan Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi (T-ETS) Yönetmelik taslakları, teoride ülkenin iklim politikaları adına atılmış iyi bir başlangıç sinyali veriyor.

Ancak bu işin uzmanları ve mühendisleri olarak, sadece atılan adımı alkışlamakla yetinemeyiz. Önümüzdeki bu teknik metinler, sadece bir düzenleme değil, gelecek nesillere olan borcumuzun bir yansımasıdır. Bu bağlamda, taslakları incelerken, iyi niyetin ötesine geçip krize yakışır bir cüret aramak zorundayız.

T-ETS Yönetmelik Taslakları, Türkiye'nin Karbon Fiyatlandırma Mekanizması kurma yönündeki iradesini tescil etmiştir; bu, yadsınamaz bir ilerlemedir. Avrupa Birliği’nin (AB) Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) karşısında "pasif" kalmak yerine, kendi mekanizmamızı oluşturmaya çalışmamız, entegre olduğumuz küresel ekonomi açısından kritik bir zorunluluktu. Ancak bu zorunluluk, bizi "göstermelik bir çözüm" tuzağına düşürmemelidir.

T-ETS'nin Yapısal Temelleri: Takdir Edilen Başlangıç Noktaları

Taslaklar, teknik yapıyı kurma konusunda AB ETS'den ilham alan güçlü bir temel atmıştır:

  • İzleme, Raporlama ve Doğrulama (MRV) Çerçevesi (TR-ETS Yönetmeliği Taslağı)

Sistemin şeffaflığı ve güvenilirliği için olmazsa olmaz olan MRV mekanizmasının kuruluyor olması önemlidir.

  • Detaylı Doğrulama Gerekliliği: Doğrulayıcı kuruluşların, emisyon raporunun güvenilirliğini sağlamak adına "yüksek hata riski olan kaynakları" ve "hesaplamaları" incelemekle yükümlü kılınması, veri kalitesini artırma yönünde atılmış profesyonel bir adımdır. Bu titizlik, AB ile ticarette hayati öneme sahiptir.
  • Yetki ve Sorumlulukların Netleştirilmesi: Yönetmelik, İklim Kanununa atıf yaparak faaliyetleri kapsama alması ve işletmelerin yükümlülüklerini tanımlamasıyla sisteme bir hukuksal zemin oluşturmaktadır.
  • Piyasa Mekanizmalarının Kurulması (Piyasa İşletilmesine İlişkin Yönetmelik Taslağı)

Piyasanın finansal ve operasyonel işleyişini belirleyen bu taslakta, sağlıklı bir piyasa için gerekli araçlar tanımlanmıştır:

  • Piyasa Yapısı: Tahsisatların ihale yoluyla dağıtımının yapılacağı Birincil Piyasa ve alım-satım işlemlerinin gerçekleşeceği Spot Piyasa tanımlamaları, piyasa ekonomisinin dinamiklerini sisteme entegre etme niyetini gösterir. İhale (Auctioning) yönteminin benimsenmesi, tahsisatların bir "hak" değil, bir "maliyet" olduğunu gösterme potansiyeli taşır.
  • İşlem Kayıt Sistemi (İKS): Tahsisatların güvenli bir şekilde takip edileceği bu sistemin kurulması, piyasanın hukuki ve teknik güvenilirliği açısından elzemdir.

Ancak İradenin ve Cüretin Kaybolduğu Yerler: AB ETS ile Kritik Kıyaslama

T-ETS taslakları, teknik olarak AB ETS'ye benzemek istese de, ruh ve bağlayıcılık açısından ne yazık ki geride kalıyor. Bir ETS'yi başarılı kılan, kurallarının karmaşıklığı değil, azaltım hedefinin agresifliğidir.

Kıyaslama Kriteri

Türkiye ETS (Taslaklar Çerçevesinde)

Avrupa Birliği ETS (Mevcut Durum)

Öneri

Emisyon Tavanı (Cap)

Tanımsız, belirsiz. Taslaklar tavanın ne hızla düşeceğini (azaltım eğrisi) belirtmiyor.

Çok Yüksek Azaltım Eğrisi: 2030'a kadar 2005 seviyelerine göre %62 azaltım. Her yıl tavan otomatik olarak düşer.

Bu bir ETS Değildir! Tavanı olmayan bir ticaret sistemi, emisyonu azaltmayı değil, sadece var olan emisyonları alıp satmayı teşvik eder. Tavan, bilime dayalı olarak AB'den daha hızlı düşmelidir.

Bağlayıcılık & Geçiş Dönemi

Geçici Madde 1 (Sanal Uygulama): Pilot dönemde "teslimat, faturalama ve ödeme yükümlülüğü" yok.

Bağlayıcı ve Yaptırımlı: Sisteme dahil olan işletmeler, ilk günden itibaren yüksek cezai yaptırımlarla karşı karşıyadır.

Sistem Felç Edildi! "Ödeme yok" demek, sanayiye "şimdilik endişelenmeyin" mesajı vermektir. Bu, caydırıcılığı sıfırlar ve T-ETS'yi birkaç yıl sürecek bir göz boyama projesi yapar.

Denkleştirme (Offset)

Tanımlanmış: Karbon kredilerinin ETS kapsamında kullanılmasına izin veriyor.

Sınırlandırılmış: Kendi sistemini kurduktan sonra dış kredileri (offset) neredeyse tamamen ortadan kaldırmıştır.

Kirletme İzni Mi Satılıyor? Offset, bacayı temizlemek yerine, uzaktan ucuz kredi alıp yükümlülükten kaçmaktır. Bu kapı açılırsa, Türkiye'deki sanayi gerçek dönüşümü erteleyecektir.

Kapsam Dışı Bırakılanlar

Askeri unsurlar ve Ar-Ge tesisleri açıkça kapsam dışı bırakılmıştır.

Askeri faaliyetler de, şeffaflık kuralları dahilinde izlenmeye çalışılmaktadır.

Kriz Herkesin Krizidir! Askeri unsurların devasa karbon ayak izi varken bu kapsam dışı bırakma, hesap verebilirliği ve çevresel adaleti hiçe saymaktır.

Taslaklar Üzerinde İyileştirme ve Revizyonlar Gerekiyor

Bu başlangıç adımı değerlidir, ancak yetersizdir. İklim krizi bize lüks değil, zorunluluk sunuyor. Yönetmelik taslakları, kanunlaşmadan önce radikal bir revizyondan geçmelidir.

1. Tavanı İşin Başında ve Agresif Olarak Belirleyelim! (Cap)

Yasa yapıcılar düzenlemenin ruhu olan Emisyon Tavanı'nın hangi hızla düşeceğini gösteren azaltım eğrisini gecikmeksizin ilan etmelidir. Tavan, sadece CBAM'a uyum için değil, Paris Anlaşması'nın 1.5°C hedefiyle tutarlı olmalıdır. Bu alanın çalışanı mühendisi olarak biliyorum ki, sadece bir fiyat mekanizması kurmak yetmez; piyasayı zorlayacak bir kıtlık (scarcity) yaratılmalıdır. Tavan ne kadar sıkı olursa, emisyon azaltım yatırımı o kadar hızlanır.

2. Sanal Uygulama Tuzağına Son Verelim

Geçici Madde 1'deki "ödeme yükümlülüğü doğmaksızın sanal uygulama" maddesi, sistemin ciddiyetini bozuyor. Sanayici, bir maliyetle karşılaşmayacağını bildiği sürece teknoloji yatırımı yapmaz, dönüşümü erteler. Talep ediyoruz: Pilot dönem maksimum 6 ay ile sınırlandırılmalı ve bu sürenin sonunda derhal gerçek yükümlülük, gerçek teslimat ve gerçek cezai yaptırımlara geçilmelidir. Yoksa bu "deneme sürümü", krizin çözümünü yıllarca öteleyen bir bürokratik oyalama halini alacaktır. Bu geçiş süreçlerinin uzamasının yarattığı sonuçsuzlukları yerli REACH tüzüğümüz KKDİK’te yeterince görmedik mi?

3. Denkleştirmeye (Offset) Kapıyı Erken Kapatalım

Kirletmeye devam etme "izni" olan denkleştirme kredileri, karbon yıkamadan (greenwashing) başka bir şey yaratmıyor. Bu durum şirketlerin ucuz kredilerle vicdanını rahatlatmasına izin vermek, yerinde, somut ve zorlu emisyon azaltım projelerini erteleyecektir. Denkleştirme kredisi kullanımı sınırlandırılmalı ve hatta AB’deki gibi çok düşük bir oranda tutulmalıdır. T-ETS'nin hedefi, emisyonları içeride azaltmak olmalıdır.

4. Tahsisat Gelirlerini İklim İçin Zorunlu Fona Aktaralım

Tahsisatların ihalesinden elde edilecek gelir, on milyarlarca lirayı bulacaktır. Bu gelir, genel bütçenin eritici kazanına atıldığında ise amacından sapacaktır. Bu gelir, kirletenlerden alınmıştır ve adil geçişi finanse etmek zorundadır. İhale gelirlerinin tamamı (%100), yasal olarak sadece iklim adaptasyonu projelerine, temiz teknoloji Ar-Ge'sine, yenilenebilir enerji altyapısına ve dar gelirli vatandaşların enerji dönüşümüne destek için kullanılacak şeffaf bir fona yönlendirilmelidir. Bu, çevresel adaletin en temel gereğidir.

5. Kapsamı Genişletelim ve İstisnaları Kaldıralım

Askeri unsurların ve Ar-Ge dışındaki büyük sera gazı yayıcılarının kapsam dışı bırakılması kabul edilemez. Kriz, askeri ya da sivil diye ayrım yapmaz. Yönetmelik, ileride kapsama dahil edilecek sektörleri (bina, ulaşım vb.) gösteren net bir takvim sunmalıdır. T-ETS, ekonominin %40'ını değil, tamamını dönüştürmeyi hedeflemelidir.

Sonuç: İyi Başlangıç Yetmez, Harekete Geçmek Şart

Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi, ülkemizin iklim mücadelesinde bir dönüm noktası olabilir. Ancak bu taslaklar, şu anki haliyle bir dönüm noktası değil, daha çok çekingen bir başlangıç niteliğinde görünüyor.

Bizler, bu sistemin kâğıt üzerinde kalmasına izin vermemeliyiz. Kirleten Öder ilkesinin hakkıyla uygulanması, bilimsel gerçekliğin siyasi çıkarların üstünde tutulması ve gelecek nesillerin hakkının korunması için, taslakların bir kararlılıkla revize edilmesi gerekli duruyor.

Bir piyasa olarak kusursuza yakın kurgulanmış bu emisyon ticaret sisteminin asıl amacı olan iklim krizine çözüm üretme ekseninde de kusursuzlaşması gerekiyor.